YA VELİNİN KARNESİ? Eğitimci Yazar Hasan ŞAYIK

24 Ocak 2018 18:21 | 843 kez okundu

YA VELİNİN KARNESİ? Eğitimci Yazar Hasan ŞAYIK

           

                                          YA VELİNİN KARNESİ..

 

            Geçtiğimiz günlerde eğitim sistemimizde kayıtlı yaklaşık on sekiz milyon öğrenci 1.dönem karnelerini aldı.Bazı öğrenciler karneleriyle birlikte takdir ,teşekkür gibi belgeler ile başarısını taçlandırdı.Bazıları ise karnelerinde zayıf diye tabir edilen olumsuz notları olduklarını ailelerine mahcup ve sıkılarak gösterdiler.Öğrencinin okuldaki gelişimi ailenin eğitime verdiği önem ile ilişkilidir. Aslında öğrencinin dönem sonunda aldıkları bu karneler aynı zamanda ailelerinde de karnesidir.Çocuk bir anlamda ailenin açığa çıkan sırrı gibidir.

            Mesleğimin ilk yıllarıydı.Ülkemizin doğusunda bir dağ köyünde görev yapıyordum.Okula,ailesini bin bir güçlükle ikna ederek  kazandırdığımız bir kız öğrencinin velisi gelmişti.Veliyi belki de yıl boyunca okulda ilk defa görüyordum.Öğrenci çoğu zaman okula devamsız,ödevlerini yapmayan,kalem,defter getirmeyen bir öğrenciydi.Öğrencinin velisi elindeki karneyi bana göstererek '' Hoca bu nasıl karne ben iki sene okul okudum hep karnem beşti, benim çocuğumun karnesi niye zayıf'' diye hesap sormuştu.Tecrübe ile sabittir ki öğrencisi ile ilgilenen,okul ve öğretmen ile sağlıklı ilişki kurabilen,çocuğunun temel fizyolojik ihtiyaçlarını giderdikten sonra onu öğrenme için motive eden velilerin çocukları hep daha başarılı olmuştur.

           Ülkemiz eğitim sisteminde okullarda verilen eğitimde  öğrenci, öğretmen ve veli temel unsurdur,bu üçlü birbirinin mütemmimidir.Sağlıklı bir öğrenme ortamı, çevre,öğretmen kalitesi,okul iklimi vb. diğer temel unsurların yanında yer almaktadır.Veli,eğitim-öğretim sürecinde ne kadar katılımcı olursa o kadar verimli bir eğitim-öğretim süreci oluşacaktır.Veli-okul işbirliğinin en temel amacı velilerin katılımı ve desteği ile öğrenci ve okul başarısını yükseltmektir.Okulun öğrenciye istenilen davranışları tek başına kazandırması mümkün değildir;çünkü öğrenme süreci okul ile sınırlı değildir. Kazanılan davranışlardan önemli bir kısmı da ailenin katkısı ile oluşur.Evde akşamları kitap okuyan bir ailenin çocuğu da iyi bir okur olacaktır.Okulda öğrenciye kazandırılan bilgi, beceri ve davranışlar evde aileler tarafından desteklenip pekiştirilmez ise, kısa zamanda unutulur. Daha da önemlisi okul ve ev arasında önem verilen değerler, alışkanlıklar ile çocuğa davranış kazandırma yöntemi konusunda farklılıklar var ise çocuğun okulda öğrendikleri yok olur gider.Okulda öğretmen istediği kadar ''Evladım yerlere çöp atma ,çevreyi temiz tut'' desin.Evde aile buna çok dikkat etmiyorsa,okuldaki eğitim evde desteklenmiyor demektir ve öğrencinin yerlere çöp atmama davranışını içselleştirmesi mümkün değildir. İşte bu ve benzeri birçok nedenden dolayı yönetici ve öğretmenler,öğrencilerin ve okulun başarısını artırmak için ailelerin desteğine ihtiyaç duyarlar.Ama maalesef bu destek bizim toplumumuzda hep sınırlı kalmıştır.Velilerimizin eğitime desteği  ''Çocuğum ödevini yap''dan öteye geçememiştir.

           Çocuğunun eğitim sürecini takip eden, geri dönüt alan, sorunları bertaraf etmek için okul ile işbirliği yapan bilinçli velilerin öğrencileri ise süreç içerisinde başarılı olarak fark yaratmaktadır. Bu nedenle öğrencilerimizin dönem sonunda aldıkları bu karneler kanaatimce aynı zamanda velilerimizin de karneleridir.

 

 

                                                                                   HASAN ŞAYIK

                                                                                 EĞİTİMCİ YAZAR